Spor, içerisinde milyarlarca sevdalısını içerisinde barındıran apayrı bir kurum... Yaşananlar, yaşatılanlarla anılar, iyi günde kötü günde bir çok anısını hep birlikte yaşadık, yaşattık... Zamanı geldi sevinçten havalara uçtuk. Zamanı geldi günlerce ağladık. Bu sevda uğruna yaralananlar, maalesef ölenler bile oldu. Ama sporun günümüzdeki yeri hep ama hep ayrı kaldı. Kimileri bu yoldan milyonlarca dolar, kimileri ise yine milyonlarca paralar kaybetti. Bunu bazıları ""nema""lanma, kimileri ise ""hizmet"" için yaptı... Ama ne olursa olsun her zaman için hep ""spor"" kazandı, dostluk kazandı... İşte onlardan biri de Murat Akarsu... O şimdi ""kader"" mahkumu... Öyle oldu, böyle oldu. O şimdi Buca Cezaevi'nde... Orası onun yeri mi? Orada yatan tüm ""kader"" mahkumları gibi oda özgürlüğüne çıkacak sayılı günleri bekleyenlerden. Ama içerisinde ki ""spor"" aşkını en iyi bilenlerdenim. Bizde az biraz top teptik, toprak, yeşil sahalarda... Ama o şimdi demir parmakların arkasında bile içerisindeki ""spor"" aşkını bitirmedi. Yılmadı, yıkılmadı. Aslanlar gibi ayakta. Orada hem voleybol, hem de futbol takımı kurdu. Formalar, şortlar, toplar alındı. Buca Cezaevi Savcısı, Müdürü, Baş Gardiyana ve tüm personele sonsuz tebrikler. Orada ki ""kader"" mahkumlarına spor imkanı sağladıkları için... Onları bu yolda destekleri için. Sen üzülme, Murat Abi, sen üzülme, Osman, Mehmet, Ali abi. Siz üzülmeyin diğer ağabeylerim, kardeşlerim. Sayılı gün çabuk biter. Yeter ki sizin içerinizde ki o büyük ""spor"" aşkı her zaman devam etsin... Tüm ""kader"" mahkumlarına Allahtan kendilerine ve ailelerine sabır demekten başka bir diyeceğim yok. Unutulmasın ki, güneş her gün batar ve yeniden doğar. Sonsuz sevgi ve saygılarımla...
|